25 Nisan 2020 21:04
-A +A
Mehmet Ali

NEREDE O ESKİ RAMAZANLAR…?

Çocukluğumun en güzel anıları sahur zamanları idi. Ülkeler fethetmiş komutan edasıyla kalktığım o sahurların manevi hazzını unutmam mümkün mü?

Ramazan davulu çocukluğumun en sevdiğim enstrümanıydı. Bazen abilerimle sahur vaktinde fırına giderdim. Aman Allah’ım ne güzel bir heyecandı! Fırın önlerinde mahallenin büyük abileri, orta yaşta amcaları hep beraber halay çeker ve şeytanın düşmanlık telkin eden vesveselerine inat kardeşçe eğlenirlerdi. Davulun sesi yakından bile hoş gelirdi o zamanlar. Şimdi uzaktan bile hoş gelmiyor artık. Nerede o ramazan davulcuları?
Ramazana özel hazırlanan pidenin üzerine atılan kâfur bile Ramazan ayının bizde apayrı bir manasının olduğunu anlatmaya yeterdi artardı bile…
Bizim şehirlerimizin ve mahallelerimizin Ramazan emekçisi, gönül insanı fırıncılarından bahsetmeden geçemeyeceğim. Gündüzleri oruç tutamayan çocuklar için kızgın ateşin karşısında bekleyen o emekçi insanlar, iftarda ayrı bir telaş, sahurda farklı bir heyecan ve telaş ile işlerini ne güzel de yaparlardı. O vefalı ve sabırlı insanlar hangi zaman aramızdan çekip gittiler.
Çocukken iftarlarımızdan hatırladığım, samimi ve sade bir soframız vardı. Ötesine ne mutfağımızın malzemesi yeterdi, ne babamın maaşı, ne de annemin vicdanı buna elverirdi. Şimdiki sofralarımız gibi değildi ama o yemekler daha bir güzeldi. Şatafat yoktu, israf yoktu, gösteriş yoktu sofralarımızda sadece yemek vardı. Nerede o eski sofra adabımız, nerede annemin sade ve lezzetli yemekleri…
Galiba namaza babamın iftar sonrası kıldığı akşam namazları ile tanıştım. Sonra babamın “teravih namazına gidelim” sözleri kulaklarımda çınlıyor. Teravih namazı biraz uzundu ama babalarımızdan uzak kıldığımız namazlarımız çocuk aklımızla çok eğlenceli idi, namaz çıkışında cami kapısında yaşlı amcalardan yediğimiz fırçaları saymazsak, teravih namazı bize çok huşu veriyordu !!! Her çocuk teravih namazının bu lezzetini bilir sanırım.
Ah çocukluğumun Ramazanı, çocukça idi, saftı, temizdi, paktı. Renkli televizyonlar yoktu ama hayatın rengi tozpembeydi Ramazanda. Sahur ve iftar programları yoktu lakin daha bir heyecan vardı. Gereksiz tartışmalar, ramazanın ruhuna gölge düşüren çekişmeler, İslam medeniyet tarihine meydan okuyan asık suratlı allemeler yoktu. Çocukluğumda Kuran ziyafetleri hatırlamıyorum, mevlid programları bu kadar sık yapılmazdı, şatafatlı ramazan eğlencelerini hiç görmedim çocukluğumda, teravih namazları Fil suresinden sonraki sureler ile kılınırdı ama namazda da samimiyet vardı, insanda da samimiyet… Nerede o eski insanlar?
Çocukluğumun ramazan anılarında, evlerden evlere iftar öncesinden giden bazlamalar, üstü kapalı tepsiler ile dostluğa sebep yemekler var. Komşunun çorbası ile iftar açmalar, komşu için bakkala ve fırına ekmek almaya gitmeler var. Apartman daireleri ile dikey komşuluğa o kadar alıştık ki, yatay komşuluklarda yaşanan ramazanın heyecanını unuttuk bile, Nerede o eski komşuluklar….
Çocukluğumun ramazanı da sanırım benimle beraber büyümüş, değişmiş, farklılaşmış…..
………………………
İşte yine tam da nerde o eski ramazanlar? diyeceğimiz bir Ramazana ulaşmış bulunuyoruz. 
“Eskiyi yâd edip yeniyi kulluk bilinci ile inşa” edeceğimiz bir zaman geçirmeyi, Eski Ramazanlar gibi hayatın tam merkezinde olan ve İbadet şuuruyla bir Ramazan geçirmeyi Rabbim Cümlemize nasip eylesin. 
Bu kutlu ayda “nimetlerin tefekkürünü yaparak Rabbimize teşekkürünü ifa etmeyi, 
Bu ramazan ayının “ruhumuzda inkişafa, kalbimizde inşiraha”, bütün insanlığa özellikle de İslam beldelerine “Rahmete” vesile olmasını Yüce Rabbimden Niyaz Ediyorum… 
Ramazan-ı Şerifiniz Mübarek ola…
Kalın sağlıcakla..
Mehmet Ali ÇETİNKAYA
Din Hizmetleri Ve Eğitimi Şube Müdürü
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2013 www.celikhanajans.com tüm hakları saklıdır. Softmedya Haber Scripti Yazılımı